İlk Çatal’ım

Herşey tesadüf gibi gelişti. Ama vardı bir nedeni…
Kendiliğinden devrilmiş koca bir ağaç vardı. Yere serilmiş, bir insanı tek başına saramayacağı bedeniyle.

image

Bedeni, kırıldığı noktadan kurumaya başlamıştı.

image

Ağacın dış kabuğu da çürümeye başlamıştı. Üzerinde yaşayan küçük canlılar vardı. Uzun sürse de, toprak onu içine alacaktı. Tekrar toprak olacaktı.
Uç dallarına doğru bakına bakına geçtim. Bir Karakavak ağacı olduğunu sonradan öğrendim. İnce dallarını görünce zihnimde birşeyler canladı 🙂 Kırmaya çalıştığımda, dal bir anda geldi elime.

image

Hala daha can vardı içinde. Kokusu ve tadından anlaşılıyordu içindeki suyun çekilmediği. O zihnimde canlananı gerçekleştirmek için sabırsızlanıyordum.
Ve uygun zamanı ve yeri bulunca başladım oymaya, şekil vermeye. Emeğimin karşılığını aldığım eser;
image

image

Her santimine emeğimin geçtiği, yıkılan ağaçtan kalan bir anısı da olan Ağaç Çatalım 🙂
Bazen kullandığınız aracı hissetmezsiniz. Elinizde bir çatalı düşünün. Sadece yemek yersiniz. Doyunca çatalı bulaşıkların arasına koyar, bırakırsınız. Halbuki yaptığım çatal veya kaşıkla yediğim yemeklerde devamlı o ağaç, yapımındaki uğraşı, geçirdiğimiz süre hatta onunla ilgili yazdığım yazı aklıma gelecek. Elimde bir anı olacak. O koca ağacın geçirdiği yılları görmüş bir çatal.
Vesselam, yaşanılan her anın bir nedeni vardır. İçinizde bir ışık belirdiğinde onu sindirmek yerine çıkmasına izin verin..!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s